İslam Kültür Merkezleri Birliği Ramazan Bayramınızı tebrik eder
19. März 2026
20 Mart 2026 Cuma günü eda edilecek olan bayram namazıyla birlikte, üç gün sürecek olan Ramazan Bayramı’nı idrak etmiş olacağız. Bayram namazı vakti hakkında bilgiyi takvimlerimizden veya size en yakın camimizden edinebilirsiniz.
Cenab-ı Hak tuttuğumuz oruçları ve yaptığımız hayırları kabul eylesin.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun.
RAMAZAN BAYRAMI HUTBESİ
20 Mart 2026 (1 Şevval 1447)
استعيذ بالله:﴿وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا… ﴾ [سورة آل عمران: ١03]
قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ:﴿إِنَّ اللهَ قَدْ أَبْدَلَكُمْ بِهِمَا خَيْرًا مِنْهُمَا يَوْمَ الْأَضْحَى وَيَوْمَ الْفِطْرِ﴾[رواه ابو داود]
Muhterem Mü’minler,
Mübarek bir Ramazan ayını geride bıraktık. Bir ay boyunca oruç tutarak maddi ve manevi sağlığımızı tazeledik. Tevbe ve istiğfarlarla günah kirlerinden arındık. İbadetlerle kalp evimizi süsledik. Zekât, fıtra ve nafile sadakalarla fakirleri, yetimleri ve ilim talebelerini sevindirdik. Şeytan ve nefis gibi iki büyük düşmanın bize karşı açmış olduğu muharebeden elhamdülillah zaferle çıktık. İşte bugün bütün bunların sevinci ile bayram yapıyoruz.
Bu bayram, oruçlarını tutan, teravih namazlarını kılan, Kadir gecesini ihya eden ve Ramazan’a hürmet edenler için Mevlamızın bir lütfu ve ihsanıdır.
Enes bin Malik (r.a.)’ın rivayetine göre Rasulüllah (s.a.v.) Medine’ye hicret ettiği zaman Medinelilerin eğlenip neşelendiği iki bayramları vardı. Hz. Peygamber (s.a.v.) Medinelilere has olan, cahiliye izleri taşıyan bu bayramların yerine bütün Müslümanların sevinip eğleneceği İslâm'ın iki bayramını şöyle haber verdi: “Allahu Teâlâ size, kutladığınız bu iki bayramın yerine, daha hayırlısını, Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı’nı hediye etti.”[1]
Hicret-i Seniyye’nin 2. senesinde Şa’ban Ayı içerisinde oruç farz kılınmış, o sene Ramazan Ayı’nda oruç tutulduktan sonra da Şevval Ayı’nın ilk gününde bayram yapılmıştır.
Muhterem din kardeşlerim,
Bayramlar, içinde birçok güzelliği barındıran müstesna günlerdir. Bunların en mühimi Müslümanlar arasındaki kardeşlik şuurunun daha güçlenmesi ve yayılmasıdır ki; çeşitli sebeplerle oluşmuş nefretler mahabbete, düşmanlıklar dostluğa, huzursuzluklar huzura dönüşür.
Mevlamızın bizden istediği, birlik ve beraberlik içinde huzurlu bir cemiyet oluşturmamızdır. Şu Ayet-i Kerime bize bunu en güzel şekilde izah eder:
“Allah’ın ipine, hep birlikte sımsıkı yapışın, tefrikaya düşmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken O sizin kalplerinizi birleştirmişti de O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz…”[2]
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Birbirinize buğzetmeyin, haset etmeyin, arkanızı dönmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun! Müslüman için din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helal olmaz.”[3]
Aziz din kardeşlerim,
Bir Hadis-i Şerif’te bayramda alacağımız mükafat şöyle özetlenmektedir:
Sa’d bin Evs el-Ensari (r.a.)’den Rasulüllah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: “Ramazan Bayramı sabahı olunca melekler yollara durup;
“Ey Müslümanlar Topluluğu! Cömert olan rabbinize koşunuz. O iyilik eder ve bol ihsanda bulunur. Siz gece ibadet etmekle emredildiniz, yaptınız, gündüz oruç tutmakla emredildiniz, tuttunuz ve Rabbinize itaat ettiniz. Mükâfatlarınızı alınız” diye seslenirler.
Onlar namazı kılınca bir münadi şöyle seslenir: “İyi dinleyiniz, Rabbiniz sizi bağışladı. Evlerinize, doğru yolu bulmuş olarak dönünüz. Bayram günü mükafat günüdür. Bugün gökte “mükafat günü” olarak isimlendirilir.”[4]
Bugünden itibaren, içinde bulunduğumuz ay Şevval ayıdır. Bu ayda nâfile olarak 6 gün oruç tavsiye olunmaktadır. Ve Rasûl-ü Ekrem Efendimizin de Hadîs-i Şerifleriyle sabittir ki, “Bir kimse Ramazan orucunu tutar, sonra da ona Şevval ayından 6 gün oruç ilave ederse, bütün sene oruç tutmuş sevabına nâil olur.”, buyuruyor.[5]
Yine sadaka-i fıtırları, aslında bayram namazından önce vermek lâzımdır. Fakat şu ana kadar veremeyen varsa, kendilerinden sâkıt olmaz. Mutlaka vermeleri îcâbeder. Ne var ki, önce verilenler kadar, makbûl ve mûteber olmamış olur.
Ramazan-ı Şerif boyunca şubemize yapmış olduğunuz maddi ve manevi desteklerinizin kabul olmasını Mevla’dan temenni ediyor, bayramınızı en kalbi duygularımızla tebrik ediyoruz.
[1] Sünen-i Ebû Dâvud, Salat, 239
[2] Al-i İmran Suresi, 103
[3] Müslim 2559, Buhari 6076
[4] Et-Terğib, c. 1, s. 533
[5] Müslim, 1164